“Geleceğin Markaları Tüketicilerin Hafızasında Kokularla Yer Edecek”
Uluslararası esans üreticisi MG International Fragrance Company’nin Pazarlama Direktörü Baran Diler, günümüzde markaların tüketicilerle kurduğu duygusal bağda kokunun stratejik öneminin giderek arttığını belirterek, “Koku artık yalnızca bir ürün özelliği değil, markaların kimliğini oluşturan ve tüketicilerin hafızasında kalıcı iz bırakan güçlü bir iletişim aracıdır” dedi.
Marka deneyiminde duyusal pazarlamanın önemine dikkat çeken Diler, özellikle dijitalleşmenin hız kazandığı günümüzde kokunun markalar için önemli bir farklılaşma unsuru haline geldiğini vurguladı.
“KOKU MARKALARIN DNA’SINA İŞLENİYOR”
Bir marka için koku imzası oluşturma sürecinin yalnızca parfüm geliştirmekten ibaret olmadığını ifade eden Diler, çalışmaların markanın değerlerini ve karakterini anlamakla başladığını söyledi.
“Koku imzası tasarımı, markanın DNA’sını olfaktif bir dile dönüştürme sürecidir. Öncelikle markanın hedef kitlesini, iletişim dilini ve konumlandırmasını analiz ediyor, ardından geliştirdiğimiz konseptleri test ve araştırmalarla şekillendirerek markaya özgü bir koku kimliği oluşturuyoruz” diyen Diler, MG International’ın 60 yılı aşkın deneyimle oluşturduğu ve 200 bini aşkın formülden oluşan arşivinin, bu çalışmaların en önemli güç kaynaklarından biri olduğunu ifade etti.

“DİJİTAL DÜNYADA KOPYALANAMAYAN NADİR BİR DENEYİM”
Kokunun, insan beynindeki limbik sistemle doğrudan bağlantı kurarak duygusal hafızayı harekete geçirdiğini vurgulayan Diler, bu özelliğin marka sadakatinin oluşmasında önemli rol oynadığını ifade etti. “Dijital dünyada tüketiciler her gün binlerce mesaja maruz kalıyor. Bu yoğun bilgi akışı içerisinde markaların akılda kalması giderek zorlaşıyor. Koku ise dijital ortamda kopyalanamayan nadir deneyimlerden biri olarak öne çıkıyor. Bir markanın karakteriyle özdeşleşen bir koku, tüketicinin zihninde güçlü ve uzun süreli bir iz bırakabiliyor” dedi.
“DOĞRUDAN DOĞAYA BAĞLI BİR ENDÜSTRİ”
Şirketin çevresel sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarına da değinen Diler, MG International’ın 2025 yılında Sürdürülebilir İş Ödülleri kapsamında Biyoçeşitlilik kategorisinde birincilik ödülüne layık görüldüğünü hatırlattı.
KuzeyDoğa Derneği iş birliğiyle Şile’de yürütülen doğa koruma projesinin bu başarının temelini oluşturduğunu belirten Diler, bölgede gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında yüzlerce bitki ve kuş türünün kayıt altına alındığını söyledi.
Üretim tesislerinde kullanılan elektriğin tamamının yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlandığını da vurgulayan Diler, atık azaltımı, yağmur suyu hasadı, gri su geri kazanımı ve geri dönüştürülmüş ambalaj kullanımı gibi uygulamaların sürdürülebilirlik stratejilerinin önemli parçaları olduğunu belirtti.
“Koku endüstrisi doğaya doğrudan bağlı bir sektör. Bu nedenle biyoçeşitliliğin korunması yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, aynı zamanda sektörümüzün geleceği için de kritik bir gereklilik. Biz sürdürülebilirliği bir iletişim dili olarak değil, iş yapış biçimimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz” dedi.