“Hedefimiz 90 Ülkede Sürdürülebilir Marka Güveni Oluşturmak”

“Kozmetikte ulaşılabilir lüks” felsefesiyle yüksek performansı erişilebilir fiyatlarla sunan Sinoz, dünya devleriyle rekabette fark oluşturmaya devam ediyor. Standart bir ihracat yaklaşımı yerine, lokal ihtiyaçları doğru analiz eden esnek bir yapıyla hareket ettiklerini vurgulayan Sinoz İhracat Direktörü Cahit Filik, global pazardaki hedeflerinin sürdürülebilir marka anlayışını yerleştirmek olduğunu kaydetti.
Atayol Şirketler Grubu bünyesinde bugün 56 ülkeye ihracat yapan Sinoz Kozmetik, yeni dönemde rotasını 90 ülkeye çevirdi. Sinop’taki yeni üretim tesisinin verdiği güçle Avrupa’dan Asya Pasifik’e uzanan geniş bir coğrafyaya odaklanan markanın İhracat Direktörü Cahit Filik, Sinoz’un global büyüme stratejilerini ve “ulaşılabilir lüks” vizyonunu dergimize anlattı.
Sinoz Kozmetik olarak son yıllarda yurt dışı pazarlarında oldukça güçlü bir ivme yakaladığınızı biliyoruz. Küresel çapta marka bilinirliğinizi artırmak için nasıl bir ihracat stratejisi izliyorsunuz ve şu an küresel pazarda en çok odaklandığınız hedef bölgeler hangileri?
Atayol Şirketler Grubu bünyesinde 18 yıl önce kurulan Sinoz Kozmetik bugün 56 ülkede tüketicilerle buluşuyor. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, bu ağı 90 ülkeye taşımak. Geçtiğimiz yıl Sinop’ta devreye aldığımız yeni üretim tesisimizle birlikte; üretim, Ar-Ge ve ürün geliştirme gücümüzü daha da artırdık. Bu altyapıyı yalnızca üretim kapasitesi olarak değil, global büyümemizi destekleyen stratejik bir güç olarak görüyoruz.
Önümüzdeki süreçte odağımız; Avrupa, Latin Amerika ve Asya Pasifik pazarları olacak. Özellikle erişilebilir fiyatlı, kaliteli ve yüksek performanslı yenilikçi ürünlere olan global talebin hızla arttığını görüyoruz.
Geçtiğimiz günlerde sektörümüzün en önemli uluslararası buluşma noktalarından biri olan Beauty Istanbul fuarını geride bıraktık. Sinoz Kozmetik olarak sizin açınızdan bu fuar nasıl geçti? Bu tarz büyük organizasyonların ihracat hedeflerinize ve yeni B2B iş birliklerine katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Beauty İstanbul’da hem Sinoz Kozmetik hem de The Bath Factory markalarımızla yer aldık. Fuar bizim açımızdan oldukça verimli geçti. Mevcut iş ortaklarımızla ilişkilerimizi güçlendirirken, farklı ülkelerden gelen yeni distribütör ve iş birliği adaylarıyla da önemli görüşmeler gerçekleştirdik. Uluslararası fuarlar yalnızca ticari bağlantılar açısından değil, marka algısı oluşturmak açısından da büyük değer taşıyor. Özellikle B2B tarafında güven ilişkisi kurmanın hâlâ en güçlü yollarından biri yüz yüze temas.

Farklı coğrafyalara ve kültürlere kozmetik ürünü ihraç ederken, tüketici alışkanlıklarının ve yasal regülasyonların ülkeden ülkeye büyük değişkenlik gösterdiğini biliyoruz. Bu pazarların dinamiklerine uyum sağlamak adına ürün gamınızda veya pazarlama stratejilerinizde ne gibi özel adaptasyonlar yapıyorsunuz?
Her pazarın tüketici alışkanlığı, beklentisi ve regülasyon yapısı farklı. Bu nedenle ihracatta standart bir yaklaşım yerine, lokal ihtiyaçları doğru analiz eden esnek bir yapı ile hareket ediyoruz. Güçlü Ar-Ge, Ür-Ge ve pazarlama ekiplerimiz sayesinde iş ortaklarımızdan ve pazarlardan gelen geri bildirimleri sürekli analiz ediyoruz. Ürün gamımızdan iletişim diline kadar birçok noktada pazara özel adaptasyonlar yapıyoruz. Bizim için en önemli konu kalite standardını korumak. Hangi pazarda olursak olalım, ürün güvenliği ve kalite konusunda taviz vermeden ilerliyoruz.
Türkiye’nin kozmetik sektöründeki ihracat potansiyeli ve üretim kalitesi tüm dünyada giderek daha fazla kabul görüyor. Uluslararası arenada dev küresel markalarla rekabet ederken, Sinoz’u rakiplerinden ayıran ve yabancı tüketicinin dikkatini çeken en büyük rekabet avantajınız nedir?
Sinoz’un en önemli rekabet avantajı; kaliteyi, yüksek performansı ve inovasyonu ulaşılabilir fiyat segmentinde sunabilmesi. Kurucumuz Yasin Çörekçi’nin ortaya koyduğu “kozmetikte ulaşılabilir lüks” yaklaşımı bugün hem Türkiye’de hem de ihracat pazarlarında markamızın güçlü şekilde karşılık bulmasını sağlıyor. Tüketici artık yalnızca premium algıya değil; ürünün gerçekten işe yaramsına, içeriğine ve fiyat-performans dengesine odaklanıyor. Biz de yüksek performanslı ürünleri daha geniş kitlelerle buluşturan bir marka olarak bu ihtiyaca güçlü şekilde cevap veriyoruz.
Son olarak, özellikle e-ihracatın ve dijitalleşmenin sınırları tamamen ortadan kaldırdığı bir dönemdeyiz. Sinoz Kozmetik’in kısa ve orta vadeli ihracat hedefleri nelerdir? Önümüzdeki süreçte e-ihracat hacminizi büyütmek adına atacağınız yeni adımlar var mı?
Özellikle pandemi sonrası dönemde tüketim alışkanlıkları global ölçekte ciddi şekilde değişti. Bugün tüketici için dijital mağazalar artık fiziksel mağazalardan daha erişilebilir hale geldi. Bu dönüşüm, e-ihracatı markalar açısından çok daha stratejik bir noktaya taşıdı. Biz de Sinoz Kozmetik olarak e-ihracatı yalnızca bir satış kanalı değil, global marka büyümesinin önemli bir parçası olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde global e-ticaret ağımızı genişletmeye, yeni pazaryerlerinde büyümeye ve dijital müşteri deneyimini güçlendirmeye odaklanacağız.
