Sozio ile Esans Dünyasında Yeni Kurallar

“Yapay Zekâ, Şeffaflık ve Yüzde 100 Bio Çözünürlük”
Gelenek ve yapay zekâ… Zanaatkar ruh ve dev küresel üretim ağları… 268 yıllık köklü geçmiş ve yüzde 100 bio olarak parçalanabilen gelecek… Zıt gibi görünen bu kavramları kusursuz bir uyumla harmanlayan Sozio’nun vizyonunu ve İstanbul’da faaliyete geçen yeni ‘kreasyon merkezinin’ yerel kozmetik sektörüne sunacağı çevikliği Sozio Türkiye Genel Müdürü Ayça Aral anlattı.
Kozmetik ve kişisel bakım endüstrisinde ‘temiz’, ‘şeffaf’ ve ‘sürdürülebilir’ kavramları artık birer pazar trendi değil, küresel bir zorunluluk haline geldi. Tam da bu noktada, kökleri 1758 yılına dayanan Fransız parfümeri mirasını günümüzün yeşil kimyası, yapay zekâ teknolojileri ve katı regülasyonlara yanıt veren, dijital şeffaflık portallarıyla birleştiren Sozio, sektördeki dönüşüme liderlik etmeye devam ediyor. Geçtiğimiz dönemde 100 milyon Euro barajını aşarak küresel konumunu perçinleyen marka, Türkiye pazarını uzun vadeli gelişim için stratejik bir merkez olarak kodluyor. Sozio Türkiye Genel Müdürü Ayça Aral ile markanın zamanı aşan zanaatkar ruhunu, yenilikçi “Botanicals by Sozio” girişimini ve İstanbul’da sıfırdan kurularak sektöre eşsiz bir hız kazandıran yeni kreasyon merkezini tüm detaylarıyla mercek altına aldık.
1758 yılında, yani bundan 268 yıl önce başlayan hikayeniz, bugünün modern esans dünyasına nasıl ilham veriyor? Yüzyıllara dayanan bu mirası, günümüzün hızla değişen trendleriyle nasıl entegre etmeyi başarıyorsunuz?
Tarihimiz bize paha biçilmez bir şey kazandırıyor: perspektif. Bu sayede bir adım geri çekilip parfümeriyi tanımlayan temel unsurlarla yeniden bağ kurabiliyoruz; değerli hammaddeler, ikonik akorlar ve zamansız olfaktif yapılar. Aynı zamanda bu mirası modern bir bakış açısıyla sürekli yeniden yorumluyoruz. Son yıllarda, özellikle parfümeri tarihine ve Sozio’nun kendi hikâyesine adanmış bir alan oluşturarak köklerimizi yeniden keşfetmeye odaklandık. Bu miras DNA’mızın ayrılmaz bir parçası olsa da onu ileriye dönük pazarlama araçları, trend analizleri ve inovasyonla birleştiriyoruz. Böylece hem bugünün hem de yarının beklentileriyle güçlü bir bağ kurmayı sürdürüyoruz.
Bizim için miras, geriye dönüp baktığımız bir geçmişten ziyade bizi ileriye taşıyan bir enerji kaynağı. 1758 yılından bu yana Sozio, üretkenlik, merak ve hammaddelere duyulan derin saygı üzerine kurulu benzersiz bir zanaatkârlık anlayışı geliştirmiştir.
Markanızın “o geleneksel zanaatkar ruhunu” kaybetmeden küresel çapta sayısız üretim tesisi ve laboratuvarla dev bir yapıya dönüşme sürecini nasıl yönetiyorsunuz?
Bizim için büyüme hiçbir zaman yalnızca ölçekle ilgili olmadı; her zaman kimliğimizin özünü koruyarak etki alanımızı genişletmekle ilgili oldu. Sozio’nun küresel bir organizasyona dönüşümü, çok net bir ilke doğrultusunda şekillendi: Zanaatkârlık yaptığımız her şeyin daima merkezinde.
Bugün dünya genelinde 8 üretim tesisi ve 11 kreasyon merkezi ile güçlü ve çevik bir endüstriyel yapı oluşturduk. Bu küresel varlık, müşterilerimize daha yakın olmamızı ve yerel pazar ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt verebilmemizi sağlarken, aynı zamanda tüm lokasyonlarımız arasında bilgi, standart ve uzmanlık paylaşımıyla tek bir entegre ağ olarak çalışmamıza imkân tanıyor.
Bu yolculuktaki önemli dönüm noktalarından biri, 2021 yılında organik sentez ve distilasyon alanında uzman Fransız şirketi Synarome’un bünyemize katılması oldu. Bu adım, dikey entegrasyonumuzu güçlendirirken yüksek kaliteli hammaddelere erişimimizi artırdı; böylece hem yaratıcı kapasitemizi hem de bağımsızlığımızı daha da ileri taşıdı.
Aynı zamanda Sozio’nun bağlı olduğu, yaklaşık 400 milyon Euro ciroya sahip Proxis Development Group’un gücü de bu gelişimi destekliyor.
Sonuç olarak, biz gelenek ile dönüşümü birbirine zıt kavramlar olarak görmüyoruz. Aksine mirasımız, bize güvenle ve tutarlılıkla büyüme imkânı sunan en sağlam temel. Küresel ölçeğimizi, Fransız parfümeri uzmanlığını ve köklü zanaatkârlık anlayışımızı bir araya getirerek, kimliğimizin sadece varlığını sürdürmesini değil, parfümerinin geleceğine ilham vermeye devam etmesini sağlıyoruz.

Botanicals by Sozio girişimiyle yerel üreticilerle aracısız ve şeffaf bir tedarik zinciri kuruyorsunuz. Bu doğrudan çalışma modeli, kullandığınız doğal ekstraktların ve esansiyel yağların kalitesini nasıl etkiliyor?
Botanicals by Sozio ile amacımız, parfümeriyi yeniden özüne—yani doğaya—bağlamaktır. Yerel üreticilerle doğrudan çalışarak, kaliteyi yalnızca kontrol etmekle kalmayıp kaynağında gerçekten anlayabildiğimiz, daha şeffaf ve sorumlu bir tedarik zinciri oluşturuyoruz.
Bu doğrudan tedarik modeli, standart spesifikasyonların ötesine geçmemizi sağlıyor. Her bir hammaddenin nasıl yetiştirildiğini, hasat edildiğini ve işlendiğini daha derinlemesine anlayarak, kokusal zenginlik, tutarlılık ve özgünlük üzerinde doğrudan etkili içgörüler elde ediyoruz. Aynı zamanda hammaddeleri en doğru zamanda seçmemize olanak tanıyarak, tüm duyusal potansiyellerini korumamızı sağlıyor.
Bununla birlikte, sorumlu tedarik yaklaşımımızı üç tamamlayıcı seviyede yapılandırdık: En yüksek kalite standartlarına sahip, tam izlenebilir ve doğrudan tedarik edilen hammaddelerden; titizlikle seçilmiş ve denetlenen iş ortaklarına, oradan da güvenilir ve kontrol altındaki tedarik kanallarına kadar uzanan bir sistem. Bu yapı, güçlü çevresel ve sosyal taahhütlerimizi korurken hem tutarlılık hem de esneklik sağlıyor.
En az bunun kadar önemli olan bir diğer unsur ise insan boyutu. Yerel topluluklarla uzun vadeli iş birlikleri kurmak; güven, bilgi paylaşımı ve sürekli gelişimi beraberinde getiriyor. Bu yakınlık, daha hassas ve daha sorumlu çalışmamıza olanak tanırken hem izlenebilirliği hem de sürdürülebilirliği güvence altına alıyor.
Doğaya saygılı üretim anlayışınız doğrultusunda geliştirdiğiniz Yüzde 100 biyolojik olarak parçalanabilen (biodegradable) kokular büyük ilgi görüyor. Bu formülasyonlar hazırlanırken ne gibi çevresel uyum, laboratuvar teknolojileri ve inovatif hesaplama araçlarından yararlanıyorsunuz?
Yüzde 100 biyolojik olarak parçalanabilir kokular geliştirmek, çevresel uyumluluğu, ileri düzey laboratuvar yetkinliklerini ve veri odaklı formülasyon araçlarını bir araya getiren son derece titiz ve entegre bir yaklaşım gerektirir. Uyumluluk açısından, OECD ve ISO gibi uluslararası kabul görmüş standartları sıkı bir şekilde takip ediyor; seçtiğimiz her hammaddenin biyolojik parçalanabilirlik ve çevresel güvenlik açısından en yüksek kriterleri karşılamasını sağlıyoruz. Bu süreç aynı zamanda, değer zinciri boyunca tam şeffaflık ve izlenebilirlik sağlamak için tedarikçilerimizle yakın iş birliğini de kapsar.
Laboratuvar düzeyinde ise Ar-Ge ekiplerimiz, her formülasyonun çevresel profilini değerlendirmek için ileri analitik tekniklerden yararlanır. Bu kapsamda biyolojik parçalanabilirlik, sucul toksisite ve genel çevresel etki analiz edilirken, müşterilerimizin beklediği kokusal performans da korunur.
Yaklaşımımızın önemli bir unsuru da yenilikçi hesaplama araçlarının kullanımıdır.
Esans sektöründe sadece güzel kokuların değil; şeffaflığın, izlenebilirliğin ve duyarlılığın dönemi başlıyor. Doğrudan üreticiyle buluşan tedarik zincirleri ve COSMOS sertifikalı organik formülleriyle ezber bozan Sozio, agresif büyüme stratejisiyle dikkat çekiyor.
COSMOS sertifikalı doğal ve organik parfümeri alanındaki hacminizin giderek arttığını görüyoruz. Tamamen organik içeriklerle çalışmanın getirdiği zorluklar nelerdir? Burada yaşadığınız sorunları nasıl aşıyorsunuz?
Sozio olarak biz bunu bir kısıt değil, üretkenliği yeniden tanımlamak için bir fırsat olarak görüyoruz.
Tamamen organik içeriklerle çalışmak elbette bazı zorlukları beraberinde getiriyor. Doğal hammaddeler doğası gereği değişkendir; iklim, hasat koşulları ve menşei gibi faktörlerden etkilenir, bu da tutarlılığı daha karmaşık hale getirir. Bunun yanı sıra COSMOS gibi sertifikasyon standartları, izlenebilirlik, tedarik ve formülasyon açısından oldukça katı gereklilikler getirerek parfümörlerin kullanabileceği paleti sınırlayabilir.
Ancak tam da bu zorluklar inovasyonu tetikleyen unsurlardır. Biz bu zorlukları; derin hammadde uzmanlığı, üreticilerimizle kurduğumuz güçlü iş birlikleri ve son derece disiplinli bir formülasyon yaklaşımıyla yönetiyoruz.
Sonuç olarak biz, kısıtların kreatifliğin önünde bir engel değil, aksine onun kaynağı olduğuna inanıyoruz. Bu yaklaşımı benimsediğimizde yalnızca parfümerinin geleceğine uyum sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda onu şekillendiriyoruz.
Tüketicilerinize sunduğunuz LegiSphere adlı dijital regülasyon portalı oldukça yenilikçi bir yaklaşım. Günümüzde dijitalleşme ve şeffaflık regülasyonlarının son derece sıkı olduğu esans sektöründe bu portal iş süreçlerini nasıl kolaylaştırıyor?
Günümüz esans sektöründe regülasyon gereklilikleri giderek daha karmaşık hale geliyor ve şeffaflık artık bir tercih değil, bir beklenti haline gelmiş durumda. Sozio tarafından geliştirilen LegiSphere, tam da bu zorluklara yanıt vermek ve müşterilerimizin regülasyon bilgileriyle etkileşimini kolaylaştırmak amacıyla tasarlandı.
Bu platform; IFRA sertifikaları, alerjen beyanları, güvenlik bilgi formları ve diğer tüm regülasyon dokümanları gibi uyumlulukla ilgili verileri tek bir, kolay erişilebilir dijital ortamda toplar. Böylece müşterilerimiz güncel bilgilere anında ulaşabilir, bu da oluşan iş yükünü ve yanıt sürelerini önemli ölçüde azaltır.
Esans teknolojilerinde geleceğin trendleri nasıl şekilleniyor? Önümüzdeki yıllarda parfümeri dünyasında bizi ne gibi inovasyonlar bekliyor?
Koku teknolojileri; bilim, sürdürülebilirlik ve duygunun kesişiminde şekillenen yeni bir döneme giriyor. Önümüzdeki yıllarda inovasyon yalnızca içeriklerde değil, kokuların tasarlanma, deneyimlenme ve günlük yaşama entegre edilme biçimlerinde de kendini gösterecek.
Yapay zekâ bu dönüşümde giderek daha önemli bir rol üstleniyor. Hammaddelerin özelliklerinden tüketici tercihlerine kadar geniş veri setlerini analiz etmemizi sağlayarak daha hassas ve kişiselleştirilmiş kokusal sunumlar geliştirmemize imkân tanıyor. Yapay zekâ parfümörün yerini almaz; aksine sezgilerini güçlendirir, yeni bakış açıları sunar ve üretim sürecini hızlandırır. Üretkenliği destekler tabii ancak duygunun özü insana aittir.
Aynı zamanda biyoteknoloji ve yeşil kimya, daha düşük çevresel etkiye sahip yüksek performanslı bileşenlerin geliştirilmesi için yeni yollar açıyor.
Sonuç olarak parfümerinin geleceği; doğa ile bilim, veri ile üretkenlik, teknoloji ile insan duyarlılığı arasındaki denge ile şekillenecek. Sozio olarak hedefimiz, bu yenilikleri benimserken esansı benzersiz kılan en temel unsuru “duygusal gücünü” korumaktır.
Son yıllarda rekor büyümeler kaydederek 100 milyon Euro barajını aştığınızı görüyoruz. Küresel büyüme stratejinizde Türkiye pazarının Sozio için taşıdığı stratejik önem nedir? Türkiye pazarı ile ilgili neler söylemek istersiniz?
100 milyon Euro eşiğini aşmış olmamız, yalnızca büyümemizi değil, aynı zamanda yatırım yaptığımız pazarların stratejik önemini de ortaya koyuyor ve Türkiye bu pazarların en kritik olanlardan biri.
Türkiye; güçlü yerel talep, girişimci markalar ve stratejik coğrafi konumun bir araya geldiği, son derece dinamik ve benzersiz bir pazar. Hem rekabetin yoğun olduğu güçlü bir iç pazar, hem de Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya’yı birbirine bağlayan doğal bir merkez olması, onu küresel büyüme stratejimizin temel taşlarından biri haline getiriyor.
Sozio özelinde bakıldığında ise hedefimiz çok net: Türkiye’de sürdürülebilir ve entegre bir yapı oluşturmak. Yakın gelecekte yerel üretim kapasitesi oluşturma yönünde de aktif çalışmalar yürütüyoruz. İş ortaklarımız da heyecanla bu gelişmeleri yakınen takip ediyor ve destekliyor.
İstanbul’da geçtiğimiz dönemde faaliyete geçen yeni kreasyon merkeziniz, Türkiye’deki iş ortaklarınıza ve yerel kozmetik sektörüne ne gibi kolaylıklar ve avantajlar sunmayı hedefiyor?
İstanbul kreasyon merkezimiz yalnızca bir tesis olarak değil; iş birliği, üretkenlik ve yakınlık üzerine kurulu bir platform olarak tasarlandı. Amacımız, kökleri Fransız parfümeri mirasına dayanan Sozio’nun küresel uzmanlığını Türkiye’deki iş ortaklarımıza daha da yakınlaştırırken, aynı zamanda yerel pazarın dinamikleriyle tam uyum içinde hareket etmek.
Pek çok global oyuncunun aksine, İstanbul kreayon merkezimiz; parfümeri, karışım yetkinlikleri ve GC-MS gibi ileri analitik teknolojilerini aynı çatı altında bir araya getiriyor.
Bu sayede yalnızca koku sunmuyor; aynı zamanda kokuları yüksek hassasiyetle analiz edebiliyor, adapte edebiliyor ve yeniden tasarlayabiliyoruz.
Türkiye kozmetik sektörünün büyümesine ve uluslararası rekabet gücünün artmasına katkıda bulunmayı hedefliyoruz.
Sonuç olarak sunduğumuz değer; Fransız parfümeri uzmanlığı, gelişmiş yerel yetkinlikler ve gerçek anlamda çevikliğin birleşiminden oluşuyor, teknik olarak kusursuz ve hızla hayata geçirilebilen ürünler sunmamızı sağlıyor.
